logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 24-04-2014
Saat: 06:05

Nurmuhabbet.com Nur muhabbet Dini sohbet islami sohbet Portaliniz

islami sohbet dini sohbet muhabbet nur sohbet dinimuhabbet portalina hoşgeldiniz
Site Haritası iletişim anasayfa

Üye Paneli

Bediüzzaman'ı Tanıyalım

reklam

İslami Kitap Arşivi

Dini Kitap

Risale Okuma Çizelgesi

risale

Risale-i Nur

reklam

Dost Sİteler

En güncel isLami Sohbet'me siteniz.
Sitelerinizi en iyi Dini Sohbet'e ekleyin.

Online Ziyaretçiler

Sohbetimslam
yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 8 Ocak 2013 / 0:37

Sevgili Nur Sohbet seven kardeşlerim, nurmuhabbet.com sunucumuzun nursohbet kanalında her gün Tahiri hocamızın yönlendirmesi ve prensipleri doğrultusunda nur sohbetleri yapılmaktadır. Sizler de bu sohbetlerden azami şekilde manevi kazanç sağlamak isterseniz, nursohbet kanalımızda sizleri beklemekteyiz. Nur sohbet kanalımızda nur tadında sohbetler sizleri bekliyor, Tahiri hocamızın o müthiş anlatımı ile kendinizden geçecek Risale-i Nur derslerinin tadına varacaksınız. Sizleri sevgi ve saygı ile selamlarken, bir başka makalede görüşmek üzere hoşçakalın.

 

Nur sohbet odamıza girmek için lütfen BURAYA tıklayınız.

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 18 Mayıs 2012 / 8:36

Bahar, bir sıcak-bir soğuk (ılıman) ikliminin tesiriyle canlı-cansız bütün mahlûkatın “kış mahmurluğu”ndan silkinip “canlandığı” bir mevsimdir. Allah’ın (cc) bilhassa “el-Cemîl” isminin tecelligâhı olan tabiattaki bu harekâttan, yani “bahar bayramı”ndan insan ve hayvanlar da kendilerince nasiplenip ferahlanıyorlar nitekim.

Bahar aynı zamanda insan ömründe “gençliğe” tekabül eder. Yeni Asya Neşriyat olarak biz de, bu bahar mevsiminde gençlere yönelik bir eser takdim ediyoruz: “Pozitif Gençlik”
Sebahattin Yaşar’ın kaleme aldığı kitap, 13,5 x 19,5 cm ebadında ve 184 sayfa.
“Bir gül çiçeğine el atan genç” figürünün anlam kattığı kitabın kapak yazısı da şöyle:
“‘Pozitif gençlik,’ sağlam bir bilgi donanımına sahip olarak haysiyetli bir duruş sergilemektir. İçinde modern bilimler ve din olmayan gencin hayatında pozitiflikten bahsetmek zordur. / Ayrıca ‘pozitif gençlik’ ifadesi, içerisinde köklü bir imanı barındırır. İman ise yaratılmışlara ve olaylara bakışı biçimlendirir. / Bu kitabın sayfalarında, ‘pozitif genç’ yetiştirmede Hz. Peygamber’in gençlerle nasıl konuştuğu, onların psikolojilerini hangi yaklaşımlarla dikkate aldığı… gibi pek çok uygulama örnekleri, kısacası Peygamberî metotlar sunuluyor.”
Eser, “Gençlerle İletişim Tarzı,” “Eğitim Hayattır, Hayattadır,” “Gençlerde Kabiliyet Keşfi,” “Aile, Genç Yetiştirir,” “Gençler ve Model İhtiyacı” ile “Gençlikle İlgili Çeşitleme” başlıklı altı bölümden meydana geliyor.
Şimdi de eserin muhtevası hakkında “Takdim” yazısına başvuruyoruz: “(…)Kitapta, ‘pozitif gençlik’ konusuyla ilgili olarak akla gelebilecek bütün önermeler/kaziyeler mercek altına alınıyor ve ortaya eksilerle artılardan yüksek, dikkate şayan bir değer çıkarılıyor. / Sonuç mu? / Sonuç, eserin adına yakışacak ölçüde pozitif! / ‘Peki kitapta nelerden bahsediliyor?’ sorusuna karşılık her hâlde şunlar söylenebilir: / ‘Pozitif Gençlik’ isimli bu kitapta kısaca dört ana sorunun cevabı aranıyor. Bunlar: ‘*Gençlerle sağlıklı iletişim nasıl kurulur?, *Gençlik nasıl pozitif olur?, *Gençlerde kabiliyet keşfi nasıl yapılır?, *Gençler için rol modeller kimlerdir?’ şeklinde sıralanabilir. / Dolayısıyla, kitapta ‘gençlerle nasıl sağlıklı iletişim kurulabileceği, gençliğin nasıl pozitif olabileceği, gençlerde kabiliyet keşfinin nasıl yapılabileceği, gençler için rol modellerin kimler olabileceği’ anlatılıyor.(…) / Örnek rol modellerinden sunumların da arz edildiği eserde, gençle yapılan bire bir görüşmelerin imbikten geçirilerek ortaya konulması ve yazarın deyişiyle, ‘bugünün gençlerine dünün yaşananlarını nakletme ve ders alınmasına yardımcı olma’ durumu söz konusu. ‘Bugün yaşananların dünün bir tekrarı olmaması için, dün yaşananlardan dersler çıkarmak gerekiyor. Dünün dersi alınırsa, yarınlar dramların hikâyelerini değil, mutlu/pozitif insan modellerinin yaşandığı hayat hâllerini gösterecektir.’ / Yani ayağı yere sağlam basan tesbit ve tavsiyeler iç içe…”
Aynı yazıda yazar için de şunlar belirtiliyor:
“Hususî ilgi alanı olan ‘aile ve gençlik’ hakkında yıllardır yazılar yazan, seminer ve konferanslar veren Sebahattin Yaşar, şimdilerde bu yazı ve notlarını kitaplaştırıyor. Yani büyük ilgi gören ‘Pozitif Pencere’ kitabının devamı mahiyetindeki kitaplarla bir ‘Pozitif Serisi’ ya da külliyatı meydana geliyor. / Biz de Yeni Asya Neşriyat olarak, ‘pozitif toplum’ idealimize hizmet eden bu kitap projelerini destekliyoruz. Ve yazarın çok yakın zamanda birbiri peşi sıra çıkan kitaplarının, ‘Pozitif Pencere’’ kitabının açtığı yolda, genç-olgun daha çok kimse tarafından keşfedileceğine ve ‘fısıltı gazetesi’ yoluyla geniş kitlelerce izleneceğine inanıyoruz…”
Hatırlatmak gerekirse, Sebahattin Yaşar’ın daha önce yayınevimizden “Secde Çiçekleri” (1997), “Bediüzzaman ve Şark Düşünceleri” (1998, ortak yazar), “Pozitif Pencere” (2009), “Mutlu Aile Modeli” (2010, ortak yazar) ve “Kendinizle Yürüyüşe Çıkın” (2011) isimli kitapları çıkmıştı…

dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 16 Mayıs 2012 / 8:37

Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada intişar eden ağaca benzetmiştir.

“Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir”
Kur’ân-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve Selef-i Salihin’in yazmış olduğu eserler güzel sözlerin başında gelirler. Bedîüzzaman Said Nursî’nin binbir meşakkat, zehirlenme, sürgün ve hapislere katlanarak yazmış olduğu Risâle-i Nurlar da, Kur’ân-ı Kerim’de övgüyle bahsedilen güzel sözlerden olduğunu cümle âleme ispat etmiştir.
Evet; bugün tam 21 dünya diline çevrilmiş olan Risâle-i Nurlar, bütün dünyaya “Benim köklerim Kur’ân-ı Azimüşşana bağlıdır; üstadım da, kıblem de Kur’ân-ı Kerimdir. Ve ben; Kur’ân’ın sönmez ve söndürülemez manevî bir güneş olduğunu bütün dünyaya ispat ediyorum” diye gür bir sesle haykırmaktadır!
Daha 20. yy. başlarındayken, ihlâslı ve sadık bir mü’minin basiretiyle “Evet, ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada, İslâm’ın sadası olacaktır” diyen Bediüzzaman Said Nursî; “Küllü âtin karib” (Gelecek olan her şey yakındır) sırrınca, zemheri kıvamındaki şiddetli bir manevî kış mevsiminde Anadolu topraklarında ekilen iman tohumlarının, pek yakın gelecekte neşvünemâ bulup yeryüzüne dağılacağını ve farklı zeminlerde çiçekler açacağını müjdelemiştir.
Ve bu müjdesinde; Risâle-i Nurları çok zor şartlarda elle yazarak çoğaltıp dağıtan halis Nur Talebeleri gibi, istikbalde de, sadece Allah rızası için iman hizmetinde çalışacak olan bir çok ihlâslı Nur Talebelerinin yetişeceğine işaret etmiştir.
“Ey 300 seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş ve sâkitâne Nur’un sözünü dinleyen ve bir nazar-ı hafiyy-i gaybî ile bizi temaşa eden Saîdler, Hamzalar, Ömerler, Osmanlar, Tahirler, Yusuflar, Ahmedler ve saireler! Sizlere hitap ediyorum. Başlarınızı kaldırınız ‘Sadakte’ deyiniz. Ve böyle demek sizlere borç olsun. Şu muasırlarım (çağdaşlarım) varsın beni dinlemesinler. Tarih denilen mazi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz telgrafla sizin ile konuşuyorum. Ne yapayım acele ettim, kışta geldim. Sizler cennetâsâ (cennet gibi) bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır.” (Münâzarât)
“…Nur mekteb-i irfanının yüzbinlerce belki milyonlarca talebeleri yetişti. Artık bu yolda, hizmet-imaniyede devam edeceklerdir. Ve benim maddî ve manevî herşeyden feragat ettiğim mesleğimden ayrılmayacaklardır. Yalnız ve yalnız Allah rızası için çalışacaklardır” (Emirdağ Lâhikası)
Nur mekteb-i irfanından mezun olduktan sonra dünyanın farklı ülkelerine dağılıp iman hizmeti yapan ihlâslı Nur Talebelerinin gönderdikleri hizmet lâhikalarından anladığımız kadarıyla, Üstad Bediüzzaman’ın müjdesi gerçekleşmiştir hamd olsun.
Evet, şânı pek yüce olan Allah Teâlâ’ya hamd eden lisanlar adedince şükürler olsun ki, Risâle-i Nurlara hizmeti hayatlarının gayesi olarak belirlemiş olan sadece Anadolu çocukları değildir artık. Hizmet kervanına nice Arap, Amerikalı, Azerbaycanlı, Nijeryalı, Filipinli, Malezyalı, Endenozyalı, Rus, Tatar, Arnavut, Arjantinli, İspanyol, Pakistanlı, v.s. Nur Talebeleri de katılmışlardır.

dini forum, islami forum, islami sohbet, islami chat, dini sohbet, dini chat, nur sohbet, nur chat

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 4 Mayıs 2012 / 18:28

Sual: İlaç için hazırlanan ve içinde etil alkol olan şurupları içmek caiz midir?
CEVAP
Necis olan sıvı, mesela ispirto; ilaç gibi şeylere bir menfaat için karıştırılınca karışım temiz olur, fakat ilaç için olmayanları içmek haramdır. (İslam Ahlakı)

Demek ki, ilaç için olan karışımlar affediliyor ve caiz oluyor.


Domuz maddeli ilaçlar
Sual:
Sentetik yapılmayan, hayvanlardan, özellikle domuz ve sığırdan alınan Anilaz ve Tripsin gibi maddeler ihtiva eden ilaçlar kullanabilir mi?
CEVAP
Kullanılır, hangi hayvandan alındığını araştırmak gerekmez.


dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari,bedava sohbet,sohbet,chat,çet,dini sohbet kanallari,dini sohbet odalari,islami sohbet kanallari,islami sohbet odalari

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 4 Mayıs 2012 / 18:25

Sual: Tam İlmihal’de (Zekat-ı şer’i, ihtiyari ve zaruri olmak üzere ikiye ayrılır) deniyor. Burada zekat ne anlama geliyor? İhtiyari ve zarurisi nasıl oluyor?
CEVAP
Zekat kelime olarak, bereket, artış, temizlik, taharet gibi anlamlara gelir. Bildiğimiz zekat da malı kirden temizlemek oluyor. Zekat kelimesinin buradaki manası, evcil veya yabani hayvanları dine uygun şekilde öldürerek temiz hale [yenilecek veya başka şekilde istifade edilecek hâle] getirmek demektir. Mesela boğarak, şişleyerek, elektrik verilerek öldürülen kuzunun eti yenmez, leş olur.

İhtiyari zekat, deveyi ve diğer evcil hayvanları dine uygun şekilde kesmek demektir. Yani kendi ihtiyarımızla [isteğimizle] hayvanı yatırıp dine uygun şekilde kesiyoruz.


Zaruri zekat, av hayvanlarını dine uygun şekilde yaralayarak öldürmek demektir. Av hayvanlarını mesela bir aslanı kulağından tutarak yere yatırıp kesemeyiz. Onu ancak silahla öldürebiliriz. Onun için buna zaruri zekat deniyor.


Zekat-ı şer’i ile [dine uygun şekilde] öldürülen hayvan temiz olur. Yani evcil hayvan besmele çekerek kesilmişse, av hayvanına mermi besmele ile atılmışsa, av köpeği tazı, ava besmele ile gönderilmişse, öldürülen hayvanı yemek helal olur.


Zekat-ı şer’i ile öldürülen hayvan, yenilmesi helal olan geyik, tavşan, keklik gibi hayvanlardan ise yenir, yenmesi helal olmayan, tilki, sansar, aslan gibi hayvanlardan ise, başka suretle istifade edilir.


  dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari,bedava sohbet,sohbet,chat,çet,dini sohbet kanallari,dini sohbet odalari,islami sohbet kanallari,islami sohbet odalari

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 4 Mayıs 2012 / 18:20

Sual: Babamızın ve hocamızın resimlerini duvara asmak uygun mudur?
CEVAP
Uygun değildir. Üç zararı vardır:

Birincisi, insan ve hayvan resmini, belden yukarı asmak haramdır. Bitki ve cansızların resmini asmakta mahzur yoktur.

İkincisi
, canlı resmi bulunan odaya rahmet melekleri girmez. Resimli gazete bile bulunsa girmez. Gazeteyi okuduktan sonra kapalı bir yere koymalıdır! Her türlü resmi albümde saklamalıdır. Resimler kapalı yerde olursa, rahmet melekleri girer.

Üçüncüsü
, duvarda resim bulunan odada namaz kılmak mekruh olur.


Sual: Arkadan çekilmiş resmi duvara asmak caiz mi?
CEVAP
Caizdir, namaza zararı olmaz.

Sual:
Namazı mekruh etmeyen resimli odaya rahmet meleği girer mi?
CEVAP
Girer. Çünkü resim hükmünde değildir.


Sual: Bitki resimlerini değil de, insan ve hayvan resimlerini duvara asmak haram deniyor. Duvara asmayıp sehpanın, masanın üstüne dayasak uygun mudur?
CEVAP
Belden yukarı ise yine haram olur. Belden aşağı bir yerde durursa haram olmaz, ama açıkta olduğu için yine o eve rahmet melekleri girmez. Kapalı bir yere mesela albüme koymalıdır.


Beyt oda demektir
Sual:
Bir hadiste, resim bulunan eve, rahmet meleklerinin girmeyeceği bildiriliyor. Evin bir odasında resim olsa, diğer odalara rahmet melekleri girmez mi?
CEVAP
Burada beyt, ev değil, oda demektir. Onun için diğer odalara girer. Beyt, genel olarak oda anlamında kullanılır. Birkaç örnek verelim:
1- Beytullah: Allah’ın evi yani Kâbe demektir. Tek oda şeklindedir.


2- Beyt-i makdis [mukaddes]: Mescid-i Aksadır.


3- Beyt-i atik: Kâbe-i muazzama.


4- Beytülmal: Hazine odası.


5- Beyt-ül ankebut: Örümcek evi, örümcek yuvası, örümcek ağı.


6- Beyt-üz-zifaf: Gerdek odası. Bunu gerdek evi diye tercüme etmek yanlış olur. Gerdeğe bir odada girilir. Evin bütün odalarına gerdek odası denmez.


7- Beyt-ül aruz: Gelin odası.


8- Beyt-ül edeb: İhtiyaç giderme evi, tuvalet. Beyt-ür-rahati de denir. Rahatlama evi demektir. Ev değil odadır. Eskiden abdesthane derlerdi, abdest evi anlamındadır. Hane yani ev dense de, bir odalı küçük bir yerdir.


9- Beyt-ül halâ: Ev boşluğu, yani hela, tuvalet.


10- Sözlüklerde, dâr kelimesi mesken olarak bildirilir. Fukaha ise, dâr kelimesini, içinde birkaç beyti [odası] ve avlusu bulunan yer diye tarif etmektedir.


Onun için, (Resim bulunan beyte rahmet melekleri girmez) hadis-i şerifindeki beyt kelimesini, ev olarak değil, oda olarak anlamak gerekir. Eğer yanlış olarak ev denirse, evin beş odası da olsa, oraya rahmet melekleri girmez. Hatta apartmandaki diğer evlere de girmez. Odalar müstakil olduğu gibi, evler de müstakildir. O zaman bir odada resim bulunursa, bütün apartmandaki ev ve odalara rahmet melekleri girmez. Hatta bitişik apartmanlara da girmez. Böyle düşünmek çok yanlış olur. Her oda müstakildir. Evin bir odası tuvalet olduğu gibi, başka odası de mescit olabilir.


Resme tazim etmek
Sual:
Bir resme tazime, bazen haram, bazen küfür olur deniyor. Tazim etmek ne demektir?
CEVAP
Bir resmi belden yukarı asmak ona hürmet sayılır; haramdır. İnsan resmine tazim etmek iki sebeple olur:
1- Hocasının, babasının, âmirinin, evliyânın, resmi olduğu için hürmet eder. O kimsede ilahlık sıfatlarından, yani Allahü teâlâya mahsus olan sıfatlardan birinin bulunduğuna inanmaz. Onu mahlûk bilir. Onu sevdiğini bildirmek veya onu sevindirmek için hürmet eder. Böyle hürmet etmek, küfür olmazsa da, haram olur. Gayrimüslimlerin resmine böyle tazim etmek küfür olur.


2- Resmin sahibinde veya ateş, güneş, inek gibi herhangi bir şeyde yahut haçta ilahlık sıfatı bulunduğuna inanarak, istediğini yaratır, her istediğini yapar, diyerek tazim etmekse, küfür, şirk olur.


Sual: Av hayvanlarının içini doldurup manken gibi süs olarak kullanmak caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir. Resimden daha mahzurludur.


Sual: İnsan ve hayvan resmi yapmak, bir ihtiyaç olmadıkça caiz olmadığı halde, fotoğraf çekmek caiz olduğuna göre; açıkta fotoğraf bulundurmak, yükseğe fotoğraf asmak caiz olmaz mı? Fotoğraf bulunan yere rahmet melekleri girmez mi?
CEVAP
Resim yapmak ile fotoğraf çekmenin hükmü farklı ise de, resim gibi, fotoğrafı da yükseğe asmak caiz değildir. Açıkta fotoğraf bulunan odaya da, rahmet melekleri girmez.


Kapalı resim bulundurmak
Sual:
Bir menkıbede anlatılıyor. Rahmet melekleri, evliya bir zata (Halının altında resimler varken biz, vefat edenin yanına girmeyiz) demişler. Resimleri, kapalı olarak saklamak da caiz değil midir?
CEVAP
Menkıbelerden hüküm çıkarmak, yanlışlığa sebep olur. Resimleri, kapalı yerde, örtülü olarak bulundurmak caizdir. Namazı da mekruh etmez. (Hadika)

Duvara halı asmak

Sual: Duvara her çeşit halı asmak caiz midir?
CEVAP
Duvara soğuğa karşı, yün veya ipek halı asmak, caizdir. Ziynet yani süs için olursa mekruhtur. Üzerinde canlı resmi olursa haram olur.


Duvara resim asmak
Sual:
Evinin duvarlarında insan veya hayvan resmi bulunan bir kimse, bizi yemeğe davet etse, gitmek uygun mudur?
CEVAP
Duvarında insan veya hayvan resmi olan eve, zaruretsiz gidilmez. (İhya-ül-ulum)

Duvara resim asmak
Sual:
İnsan veya hayvan resmi asılan odaya rahmet meleklerinin girmediğini ve o odada kılınan namazın mekruh olduğunu biliyoruz. Fakat hürmet etmemek şartıyla, namaz kılınmayan veya sürekli oturulmayan bir odaya, mesela mutfağın, banyonun duvarına canlı resmi asmak caiz olmaz mı?
CEVAP
Hayır, caiz olmaz. Yükseğe asmak, zaten hürmet etmek demektir. Canlı resmini belden yukarı asmak, bu resimlere hürmet olup, haram olur.


Mübarek zatların resimlerini yükseğe asmak haram olduğu gibi, bunları aşağı yerlere koymak da haramdır. (S. Ebediyye)

Yükseğe asmak, canlı resmine hürmet olacağı için, aşağı koymak da bu zatlara hakaret olacağı için haram oluyor. Kapalı yerde, albümde falan muhafaza etmeli.


dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari,bedava sohbet,sohbet,chat,çet,dini sohbet kanallari,dini sohbet odalari,islami sohbet kanallari,islami sohbet odalari

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 4 Mayıs 2012 / 18:16

Sual: Vücuttaki hangi kılları almak gerekir, hangilerini almak uygun olmaz?
CEVAP
Koltuk ve kasık kıllarını, her hafta tıraş ederek temizlemek sünnettir. 15 günde bir de temizlenebilir. 40 gün uzatmak, günah olur. Erkeğin erkeğe, kadının kadına, göbekle diz arasına bakmaları haram olduğu için, kendi cinsi de olsa, kasık kıllarını lazerle, epilasyonla, ağda gibi bir metotla başkalarına aldırmaları caiz olmaz.

Erkeklerin kaş aldırmaları, cemal niyetiyle, yani düzenli görünmek niyetiyle caiz; süs için, ziynet için olursa, caiz olmaz.


Kadınların, kaşlarını almaları, inceltmeleri caiz değildir.


Alın, yanak, çene ve bıyık bölgesindeki kıllar ile iki kaş arasındaki kılları almaları, caizdir. Bacaklarındaki ve vücudunun diğer bölgelerindeki kılları ihtiyaçsız, herhangi bir yolla almaları, tenzihen mekruhtur.


Erkeklerin de, bacaklarındaki, göğüs veya sırtlarındaki kılları, ihtiyaçsız almaları caiz olmaz.


Kulaktaki kıllar
Sual:
Berberler, kulağın iç kısmında biten kılları alkol alevi ile yakıyorlar. Bu şekilde kılları yok etmek caiz midir?
CEVAP
Caizdir.


Karınca yağı
Sual:
Karınca yumurtasının yağını, tüy dökmekte kullanmak caiz midir?
CEVAP
Evet, caizdir.


Gusülden sonra
Sual:
Cünüplükten guslederken veya gusletmeden önce, etek tıraşı olmak uygun mu? Yoksa gusülden sonraya mı bırakmak gerekir?
CEVAP
Gusletmeden veya gusül bitmeden önce etek tıraşı olmak, cünüp için mekruhtur. Hayızlı için mekruh değildir.


dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari,bedava sohbet,sohbet,chat,çet,dini sohbet kanallari,dini sohbet odalari,islami sohbet kanallari,islami sohbet odalari

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 4 Mayıs 2012 / 18:12

Sual: Dantelden veya kumaştan yapılmış haç, papaz başlığı vb. şeyleri süs olarak duvara, perdeye asmakta, haç şeklinde saç tokası kullanmakta veya haçı kolye olarak takmakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Hıristiyanlığın dini sembolü olan böyle şeyleri kullanmak caiz değildir. (İ.Abidin, Birgivi)

Kâfirlerin ibadet olarak yaptıkları ve kâfirlik alameti olan veya İslamiyet’i inkâr etmek ve inanmamak alameti olan ve tahkir etmemiz vacip olan şeyleri yapmak veya kullanmak küfre sebep olur. Bunlardan meşhur olanlarını bilmeyerek veya şaka olarak veya herkesi güldürmek için yapmak da küfürdür. Mesela zünnar denilen papaz kuşağını bağlamak. Bunları mizah için, başkalarını güldürmek için de kullanmak küfre sebep olur. İtikadının doğru olması fayda vermez.


Sual: Yumurta boyamak caiz mi?
CEVAP
Niyetsiz olursa mekruh. Hıristiyanlara benzemek için olursa haram. Nevruz günü mecusilere benzemek niyetiyle olursa küfürdür.


Sual: Salip yani haç işaretli biblo yapmak haram mı?
CEVAP
Evet.


Sual: Belimize bağladığımız kemer, bornoz kuşağı gibi şeyler de zünnar sayılır mı?
CEVAP
Hayır, bunlar zünnar sayılmaz; fakat yine de, zünnara benzememesi için, uçlarını sarkıtmamalıdır!


dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari,bedava sohbet,sohbet,chat,çet,dini sohbet kanallari,dini sohbet odalari,islami sohbet kanallari,islami sohbet odalari

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 4 Mayıs 2012 / 18:07

Sual: Komşunun bahçesindeki ağacın bizim bahçeye sarkan dallarındaki meyvelerden ve yere düşenlerden yemek caiz olur mu?
CEVAP
Caiz olmaz. Ağaçtan herkesin geçtiği sokağa düşmüş ise, ceviz gibi çürümeyenleri, sahibinin izin verdiği biliniyorsa, yemek caiz olur. Kiraz gibi çürüyecek meyve ise, sahibinin yasak ettiği bilinmedikçe alıp yenilebilir. Alıp, evine götürmek caiz değildir.

Kiracı
Sual:
Kiracı, evin bahçesindeki meyveleri yiyebilir mi?
CEVAP
Ev sahibinin izni varsa yer. Ağacı dikenden izin almak gerekir.


Sual: Komşumuz, bahçemizin bir kısmını sahiplenip, oraya meyve ağaçları dikti. Ağaçların şimdi meyveleri vardır. Bu yerimizi mahkemeyle aldık. Ağaçların meyvesini yiyebilir miyiz?
CEVAP
Diken kimseden yani komşudan izin almadıkça yemek caiz olmaz.


Ağaç dikenindir
Sual:
On sene önce ağaç diktiğim tarla başkasına aitmiş. Tapuyu alınca anladık. Ağaçların meyvesi bizim değil mi? Ağaçları tarla sahibine satmam caiz mi?
CEVAP
Siz diktiğiniz için ağaçlar sizindir. Satabilirsiniz ve meyvesini yiyebilirsiniz.


dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari,bedava sohbet,sohbet,chat,çet,dini sohbet kanallari,dini sohbet odalari,islami sohbet kanallari,islami sohbet odalari

Toplam 8 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »