logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 16-04-2014
Saat: 23:32

Nurmuhabbet.com Nur muhabbet Dini sohbet islami sohbet Portaliniz

islami sohbet dini sohbet muhabbet nur sohbet dinimuhabbet portalina hoşgeldiniz
Site Haritası iletişim anasayfa

Üye Paneli

Bediüzzaman'ı Tanıyalım

reklam

İslami Kitap Arşivi

Dini Kitap

Risale Okuma Çizelgesi

risale

Risale-i Nur

reklam

Dost Sİteler

En güncel isLami Sohbet'me siteniz.
Sitelerinizi en iyi Dini Sohbet'e ekleyin.

Online Ziyaretçiler

Sohbetimslam
yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 2 Ocak 2013 / 15:31

“Allah! Allah! Diye askerine hücum ettiren bir ordu, nasıl Allah’ın evi Camiye bomba atmayı düşünür?” diye sorulduğunda, eski Genelkurmay Başkanı İlker BAŞBUĞ bütün Türk Milleti’nin hislerine tercüman oluyordu.   Tabi ya bu nasıl olabilirdi ki? Hiç Müslüman Türk Askeri Allah’ın Evi’ne zarar verir mi?

Ama hiç inanmak istemesek de, TSK’nın içinde “birileri” Camiyle ve Camiye gidenlerle alay ediyor, aşağılıyor, küfrediyor, fırsatını bulduğunda da linç ediyor…

İnanmak istemeyenlere bir örnek de bizden!

Tarih daha çok yeni; 16 Kasım 2012

Yer; 2’nci Jandarma Er Eğitim Tugay Komutanlığı içindeki Cami

16 Kasım günü öğlen saatlerinde J. Bçvş. Özler BİRLİKBAŞ kışla içerisindeki Cami’ye ayağında botlarıyla giriyor ve ağza alınmayacak küfürlerle içeride namaz kılan ve Kuran okuyan erleri aşağılıyor. Kusura bakmasın İlker Paşam ama Müslümanların ibadethanesi olan Camiye pis botlarıyla girmek değil “Allah! Allah! diye düşmana hücum ettiren” Türk milletinin Ordusu, işgal orduları tarafından bile cüret edilemeyecek bir hakarettir kutsal değerlerimize…

J. Bçvş Özler BİRLİKBAŞ bununla da kalmıyor yanına çağırdığı ibadet eden J.Erler Aziz KUŞBEY, Levent AKTAŞ, İbrahim KARADENİZ, Fethullah KORKMAZ, Hamit KEGAN’ı çok çeşitli küfür ve hakaretler ediyor. Eline aldığı Kuran’dan mealler okumaya başladı. Mealleri kendi kafasına göre değiştirerek İslamiyete hakaretler etti. Erlere “Kuranın Arapçasını siktir et, okuma” dedi. Erlerden biri bu durum karşısına kendisini uyarmak isteyince “Lan, siz orospuya sikiş mi öğretiyorsunuz” diye bağırdı.

Peki buradan soruyoruz TSK’nın modern, demokrat ve çağdaş komutanlarına nerede inanç ve ibadet özgürlüğü, nerede manevi değerlerimize saygı?

Yoksa “Allah! Allah!” diyen Mehmetçikler sadece “Düşmana hücum ederken mi?” aklınıza geliyor?

Hayır hayır tabiiki öyle değil Türk Ordusu şehit ve gazilerin yuvası, “Peygamber Ocağı”dır.

Ama bu olay; Bilecik Er Eğitim Tugayı’nda kapatılarak sorumlular hakkında hiçbir işlem yapılmıyor.

 

KAYNAK: www.pasakeyfim.net


gelen aramalar
yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 10 Aralık 2012 / 13:18

Serinhisar İlçesinin Muhtarları

Jandarmayı her zaman namusumuzun bekçisi güvenilir bir kurum olarak görmek istiyoruz. Ancak karakolumuzdaki Selçuk Bçvş.un Yatağan köyündeki (eşi trafik kazasında yaralanan ve yatalak olan) Nevruz Ağırbaş’ı taciz ederek tecavüze yeltenmesi bütün köylünün dilindedir. Köylü jandarmanın namussuzluk yapmasını uygun karşılamamaktadır.

Nevruz Ağırbaş geçimini il-il dolaşıp bıçak satarak sağlamaktadır. Kocasını yatalak olmasından faydalanmak isteyen Selçuk Bçvş. Nevruz Ağırbaş’a yanındaki askerlere aldırmadan ahlaksızca tekliflerde bulunmaktadır.

Yüreğil köyünden Erkan isimli vatandaşın elinde olan Yatağan kasabasındaki bir bayanla J.Bçvş.Selçuk Yağma’ya ait uygunsuz fotoğraflar bütün köylünün ağzında dilden dile konuşulmaktadır. Bunun üzerine Erkan’ı karakola alarak karakol personeli tarafından darp edilmiştir.

Her fırsatta Acıpayam Köprübaşı Gazinosuna eğlenmeye giden ve hesap ödemeyen J.Bçvş.Selçuk Yağma, kendisine çıkarılan yüklü miktardaki hesabı ödemekte diretince gazinoda sabaha kadar rehin tutulmuş ancak Serinhisar’dan gelen bir vatandaşın parayı ödemesiyle kurtulabilmiştir.

Bütün bu yaşananlardan rahatsızlık duyan muhtar Nuri Özkan ve muhtar Sedat Özkan durumu Serinhisar kaymakamı Zeyit Şener’e şikâyette bulunmuşlardır.

Jandarmayı namusumuzun bekçisi, kötülüklerle mücadele eden vatandaşın saygı duyduğu bir kurum olarak görmekteyiz ancak Selçuk Bçvş.un yukarıda anlatılan ahlaksızlıklarını gördükçe jandarmaya olan güvenimiz kalmamaktadır. Bütün köylülerin bildiği ve aşikar olarak yapılan bu ahlaksızlıkları bunun amirlerinin görmemesi ve her hangi bir işlem yapmaması bizi daha çok üzmektedir.

Serinhisar Kaymakamı Zeyit Şener’in personelinize sahip çıkın diyerek ilçe jandarma komutanını ikaz etmesine rağmen ‘Herkes karısına sahip çıksın’ yaklaşımında olan Denizli İl Jandarma Komutanı J.Kur.Alb. Ferdi Korkmaz’ın bu ahlaksızlıklara göz yummasını anlamakta zorluk çekiyoruz.

Vatandaş olarak jandarmanın namusumuza göz dikmesini değil sahip çıkılmasını istiyoruz.


 

KAYNAK: www.pasakeyfim.net


gelen aramalar
yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 26 Kasım 2012 / 21:24

Mardin Jandarma Alay Komutanı Kur. Kd. Alb. Olcay Erdal; her yönüyle genç subaylara özellikle de Jandarmanın genç subaylarına ders olarak okutulması gereken örnek(!) bir şahsiyet. Genç subaylara; “Bir komutan nasıl olmaz” dersini anlatmak için Olcay Albay mükemmel bir profil çiziyor. Olcay Erdal’ın özellikle Mardin Alay Komutanlığı dönemi tam bir hüsran ve rezalet dönemi.Olcay Erdal Mardin de kendisinin sadece bir “Salon Subayı” olduğunu kanıtlamış ve Ankara’ya dönmüştür. Bu bölümde Olcay Erdal’ın terörle mücadele etmemek için nasıl mücadele ettiğini göreceksiniz.

 

Olay 1:

2011’in son günlerinde Beyazsubaşı karakoluna 2 km mesafedeki Mardin-Nusaybin yolunu kesip; 2 saat vatandaşa propaganda yaparlar. Normal olan araziye çıkıp; teröristlerin geçiş güzergâhını kapatmak iken Olcay Albay JÖH timini karakola gönderir ve dışarı çıkmayın benden haber bekleyin diye emreder. 3 hafta boyunca karakolda bekleyen timler 3 hafta sonunda karakoldan çekilir.

Olay 2

29 Şubat Saat 12.30′da TİWAY Doğalgaz arama şirketine 3 terörist tarafından sabotaj yapılır. Olcay Albay olaya tam 26 gün sonra müdahale eder.

Olay 3:

27 Mart 2012 tarihinde Nusaybin’in bir köyünde çobanlık yapan baba-kız kafaları ezilerek öldürülür. Kolluk kuvveti olan Jandarmanın olay yerine intikal etmesi gerekirken Olcay Albayın emri ile olayla ilgili hiçbir işlem yapılmaz ve ortalık PKK yandaşlarına bırakılır. PKK yandaşı basın ise her zamanki gibi olayı abartır ve bu işi devletin yaptığını söylemeye kadar götürür.

Olaylara müdahale etmemeyi alışkanlık haline getiren Kur.Kd.Alb. Olcay Erdal, Bomba İmha Uzmanı Coşkun GÖL’ün şehit edildiği olaya, şehit Asb.’ın ve rütbelilerin sabah müdahale edelim demesine rağmen, gerekli tedbirleri almadan, gece karanlığında müdahalede ısrarcı olmuştur. Acaba Neden?

KAYNAK: www.pasakeyfim.net


gelen aramalar
yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 22 Kasım 2012 / 0:05

Albay Hakkı ÇETİN ’den özlü sözler “Terörle mücadelede terörist gibi inançlı ve inatçı olmak gerekir.”

Büyük komutan(!) Albay Hakkı ÇETİN’ den özsüz hareketler 1: Ağrı-Eleşkirt’te, 18 Ekim 2012 gecesi, 27 Mehmetçiğimiz doğalgaz boru hattının infilak etmesi sonucu yaralandı. Gece yarısı terörist peşinde ilerleyen Mehmetçiklerimiz, bölücüler tarafından tuzaklanan hain bir plan sonucunda ölümden dönmüştü. Ülkemizde büyük bir üzüntüye sebep olan bu olay Albay Hakkı Çetin’i de çok üzmüş olmalı ki, yaralanan Mehmetçiklerimize en çok varlığını hissettirmesi gerektiği bu anda O ortalarda yoktu. Çünkü O inançlı ve inatçı bir şekilde tatil planı yapıyordu. 19 Ekim günü de inançlı ve inatçı bir şekilde planını yaptığı tatile çıktı. Hem de yaralanan maiyetini ziyaret etme zahmetinde dahi bulunmadan. Komutanımızı bu inancından ve inadından dolayı tebrik ediyor ve terörle mücadelede başarılar diliyoruz.

 

KAYNAK: www.pasakeyfim.net

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 22 Temmuz 2012 / 21:16

GATA Komutanı  11 Mart 2011 tarihinde yayınladığı bir emirle TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 4.Bölüm 25 ve 26. Maddelerine dayanarak başta stajyer subaylar olmak üzere uzmanlık öğrencileri, yüksek lisans öğrencileri, neredeyse GATA’daki tüm asker kişilerin boy-kilo-beden indekslerinin ilgili tabipler marifetiyle ölçülüp kayıt altına alınmasını, gerekli tedbirlerin alınmasını, sonuçların takip ve kontrolünü, Komutanlığa gönderilmesini istedi.

İstedi ancak, Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin  bazı hekimlere işlemediğini biliniyor?

Biyofizik AD.dan Prof.Dr. Cüneyt GÖKSOY;  150’nin üzerindeki kilosuyla yürümekte ve kapılardan geçmekte zorlanmakta, merdivenlerden çıkamamakta kötü bir görüntü ortaya koymaktadır.

Dr.GÖKSOY’un, önceki GATA Komutanlarından Korg. Hayri GÜNER tarafından da kilo vermesi için defalarca uyarıldığı ifade ediliyor.

Tıp Fakültesi derslerine giren Prof.Tbp.Alb.GÖKSOY’un öğrencilere de kötü örnek olduğu değerlendirilmektedir.

GATA Komutanının  yayınladığı emrin havada kaldığı, Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin Dr.GÖKSOY için neden işlemediği GATA personeli dahil herkes tarafından merak ediliyor.

 

Muharip subaylar dahil herkesin bu nasıl şey dediği Dr.GÖKSOY adeta TSK’nin eleştirilmesine neden olduğu, çevredeki esnaflar ve hastaneye gelenler bu kadar kiloda ordu mensubu mu olur diyerek tepkilerini dile getirdiği belirtilmektedir.

Kaynak: www.pasakeyfim.net

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 16 Temmuz 2012 / 18:52

J. Yb. Kemal BENEK, Teftiş Kurulları Başkanlığında görev yapan bir müfettiştir. Kardeşi Mustafa BENEK ise bankadan emekli bir memurdur. Benek ailesi Giresunludur ve Mustafa BENEK Giresun’da ikamet etmektedir. Normal şartlarda akrabalık başka iş başkadır ama Benekler için bu kural böyle işlemez. Kardeşi Kemal BENEK’in bir Jandarma subayı olması Mustafa BENEK’i Giresun Bölge Komutanlığına ve İl Jandarma Komutanlığına oldukça yakınlaştırmıştır.

 

Sıcak havalarda Jandarma plajından çıkmayan Mustafa BENEK,eğlenmek için plaja gelen personel eşlerini ve personel yakını bayanları rahatsız eder. Hava soğuduğunda da karargâhtan ayrılmaz. Birçok rütbeli ile kendisine “abi” dedirtecek kadar samimiyet kurmuştur. Kardeşi sayesinde Jandarma teşkilatında tanımadığı paşa ve üst düzey subay yok gibidir. Çünkü kardeşinin yaptığı denetlemelerde kendisi de yer almaktadır. Mustafa BENEK’i tanımayanlar onu da denetleme heyetinde zannetmektedir. Denetleme heyeti onuruna verilen yemeklere katılan Mustafa BENEK kardeşi sayesinde yiyip içip gezmektedir. Gittiği yerlerde Jandarma’nın imkânları, adeta Mustafa BENEK için seferber olur. Türkiye’de dolaşmadığı il kalmamıştır. Kardeşiyle dolaştığı her yerden tanıdıklar edinmiştir ve kirli işlere girmiştir. Kara para aklama işine bulaşan emekli bankacı Giresun’da ‘Tefeci Mustafa’ diye meşhur olmuştur.

Giresun Bölge ve İl Jandarma Komutanlığında oda oda dolaşır. Tanıdığı paşaları, bürokratları ve başka marifetlerini o kadar uzun anlatır ki odadakiler Mustafa BENEK’i dinlemekten hiç bir iş yapamaz. En çok Ütğm. Gökhan ZEKİ ile samimidir. Erlerin çoğu kendisini sivil dolaşan bir subay olarak bilir.

Yb. Kemal BENEK 24 Mart 2012’de bir soruşturma için memleketi Giresun’a geldi. Mustafa BENEK ise doğal olarak kardeşini yalnız bırakmadı ve tahkikat heyetine eşlik etti. Tahkikat heyeti nereye giderse yanlarında bulunan Mustafa BENEK, ifadelerin alınması esnasında odadan ayrılmıyor hatta soru soranlar arasında yer alıyordu.

24 Mart 2012’de Mustafa BENEK suiistimalde zirveye ulaştı. Kendisine gelen bir telefonun ardından “Bana acele araba lazım” diye bağırınca İstihbarat Şube Müdürlüğüne ait28 A. 3.. plakalı sivil LINEA araç hemen ayağına getirildi. Mustafa BENEK Jandarmaya ait bu araçla çarşıya giderek R. D. isimli bir kadın satıcısına bir miktar para verdi ve aynı araçla geri döndü.İl Jandarma Komutanlığının aracı varken emekli bankacımıztaksiye neden para versin ki?

Asalak veya parazit ne denirse densin Mustafa BENEK Jandarmanın imkânlarını usulsüz bir şekilde kullanmaya devam etmektedir.

 

KAYNAK: www.pasakeyfim.net


gelen aramalar
yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 10 Temmuz 2012 / 20:11

Derler ki Hitler tıp bilimine en büyük katkıyı sağlayan kişiymiş. Bilim adamlarına Yahudiler üzerinde canlı canlı deneyler yaptırarak birçok organın nasıl çalıştığını bilim dünyasına kazandırmış. Bir başka efsaneye göre de psikoloji bilimine de oldukça fazla katkısı olmuş. Bir deneyde bir kadını kucağında çocuğuyla kızgın bir levhanın üzerinde bekleterek bir annenin çocuğuna olan sevgisinin sınırlarını denemiş. Bilime katkısı da olsa Hitler yine Hitler’dir ve tarihe geçtiği şekilde soykırım yapmış bir diktatördür.
Son günlerde Harekât Başkanlığı’nda Tümgeneral Tünay BİLGEN tarafından da adeta buna benzer bir deney yapılmaktadır. Tümgeneral Tünay BİLGEN tarafından oluşturulan stres ortamında insanların yüzde kaçının işi bırakacağı, yüzde kaçının emekliye ayrılacağı ve daha bir çok istatistiksel çalışma yapılmaktadır. Sadece bu psikolojik baskılardan dolayı birçok kişi emekliliğini düşünmeye başlamış ve birçok sivil memur da kurumlar arası geçişle Jandarma Teşkilatı’ndan uzaklaşmaya başlamıştır.
Ellerinde imza klasörü ile saatlerce kapılarda bekletilen personel, içeri girme şansını bulduğunda ise mutlaka fırça yiyeceği bir konu ile karşı karşıya kalıyor. Bundan dolayı hiç kimse Harekât Başkanı’nın imzasının lazım olduğu bir işe bulaşmak istemiyor. Bir çok evrak işleme konmamış durumda ve aşağıdan gelen görüşler bu sebeple yukarıya bildirilemiyor.
Hangi bilimsel metodu uyguladığını bilmiyoruz ama Hitlerin yolundan gitmeye çalıştığı apaçık ortada. İnsanları mesleklerinden ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nden soğutarak kimlere hizmet ettiğini sorgulamak gerekiyor. O kadar aşağılama cümlesini peş peşe şaşırmadan söylemek ise ayrı bir meziyet konusu olduğundan dolayı kendisini tebrik ederiz.
Bütün bunları yapmaktaki maksadı insanları aşağılayarak kendisini çok zeki göstermek, Kurmay Başkanı Korg.Fikret DEMİRTAŞ olmadığı zamanlarda ise kendisini meydanlarda göstermek. Yani tüm bunlar bir adet daha yıldız alabilmek uğruna. Ama unutmasın; insanların omuzlarına basarak yükselme yolunu seçenler, insanların sağa sola kaçışabileceğini ve kendisinin de o omuzlardan düşebileceğini göz önünde bulundurması gerekir. Önce emniyet…

KAYNAK: www.pasakeyfim.net

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 10 Temmuz 2012 / 12:12

Güneydoğu’da hepimizin başından birtakım olaylar geçti. Gereken işlemler yapıldı, bir savaştır. Boşboğazlık edip “Vay ben ne b ü y ü k kahramanım, lan ben neler de yapmışım, bunların da haberleri olsun, bu geri zekalıların (toplumu kastediyor) da hiçbir şeyden haberi yok.” gibi laga luga yapmaya artık gerek yok. Sana çok b üyük sıkıntı olarak geri dönecektir.
Yine moda oldu, “Jitem”…Her jandarma personelini gören “Jitem” diye saldırıyor. Böyle bir aptalca da bir şey oldu. Üzerimize yapıştı kaldı yani. O yüzden sivil görev yapan personel dikkat edecek.
“Aptal!..” Sivil görev yapıyorsun, üzerinde araç-görev kağıdın var, askeri kimlik kartın var, sahte kimlik taşıyorsun. Böyle bir “manyak” lık olmaz. Normal kimlik kartı dolu. TC kimlik kartı dolu.
“ODTÜ”de olan olay. Linç edilecekti zor kurtarıldı. “APTAL!.” Böyle istihbaratçılık olur mu? Böyle “APTAL”lık olur mu? Cep telefonundan adamın fotoğrafını çekiyor. Nerde kaldın kardeşim yav? Milyon tane teknik malzememiz var bizim.
Cep telefonundan böyle çekersen, beni de çeksen”, ben de seni “Beni niye çekiyorsun kardeşim?” derim. Yoksa bedeli çok acı şekilde ödüyoruz. Bunun sonuçları hak ettiğimizden de fazla oluyor. “ÜSTELİK BİZ BU İŞİN İÇİNDEYİZ.İÇİNDE OLARAK BİZ BÖYLE HATA YAPMA LÜKSÜMÜZ YOK. AMA YAPMAYA DEVAM EDİYORUZ.”
Bunu millet o kalın kafasına yazsın. Personeli uyarın; ben sildim, çöpe attım, formatladım, bilmem ne yaptım, ne Bok yaparsan yap , bayan var mı burada, ne yaparsan yap, bazı şeyleri küfürlü konuşuyorum , neden, kalıcılığı sağlasın diye.
İstediğin kadar kır, istersen parçala, geç karşısına ateş et… Onun için bu tip dijital veya teknik hususlarla ilgili olarak dikkat edin, gereksiz ukalalık konuşmaları yapmayın, gereksiz bilgileri bilgisayar içerisinde değerlendirmeye tabi tutmayın.

videoyu buradan izleyebilirsiniz.

KAYNAK: www.pasakeyfim.net

yazarYazar: HUZURA_DOGRU | tarihTarih: 9 Temmuz 2012 / 17:55

Erzurum Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Yusuf KAYA ile Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanı J.Kur.Alb. İzzet CURAL; Sayın Genelkurmay Başkanına ve Genelkurmay İstihbarat Başkanına gıyaplarında bir askere, hatta insana yakışmayacak ve ağza alınmayacak şekilde küfür ediyorlar.
Vatan savunmasına gönderilen Mehmetçiklere, kendilerini aramak isteyen polislere reaksiyon olarak, polislerin ağızlarına dipcik vurmalarını öğütlüyor, hatta bunu yapanların avukat parasını arabalarını satarak karşılayacaklarını belirtiyorlar.
Tümgeneral Yusuf KAYA ile J.Kurmay Albay İzzet CURAL’ın yukarıda belirtilen hususlar ile ordunun yönetime derhal el koyması gerektiğini içeren dehşet verici gizli görüşmelerini hep beraber izleyelim.

Tümg. Yusuf KAYA :Nasılsın iyi misin?
Alb. İzzet CURAL :Sağolun komutanım. Sizler nasılsınız. Sonunda bir mesaj geldi Genelkurmay’dan komutanım.
Tümg. Yusuf KAYA :Siktirsinler.
Alb. İzzet CURAL :Onu da ilave edelim dedik.
Tümg. Yusuf KAYA :Siktirsinler gitsinler pezevenkler. Şerefsizler.
Alb. İzzet CURAL :İstihbarat Başkanı göndermiş. Ne şeyi varsa. (Genelkurmay İstihbarat Başkanı’nı kastediyor)
Tümg. Yusuf KAYA : Bak sana bir şey okuyayım. Akpartili demokrasi; sindirilmiş muhalefet, susturulmuş basın, güdümlü yargı ve girecek delik arayan yeni ordu.
Alb. İzzet CURAL :Bakayım komutanım ne yazmışlar girecek delik arayan ordu. Yani fare. Fare gibi delik arıyor.
Tümg. Yusuf KAYA : Yani çok basiretsiz çok şerefsiz. (Sayın Genelkurmay Başkanı’ ına) yani çok önemli ses yok ses yok bir şey yok hani yani millet güvendiğimiz insan diyor ki komutanım diyor dışarıda hiç öyle görünmüyor ya. Çok farklı. Asker dişleri sökülmüş tek dişi kalmış canavar gibi bumu ya bumu millet diyor bizim şey yaptığımız ordu bumu yani bumu diyor. Yani biz başımıza bir şey geldiği zaman ülkeye ordumuz var. El koyar. Ülkemize sahip çıkar. Şey yapar. Yok diyor size boşuna mı güvenmişiz diyor yani vatan millet sevgisinden asla şey yapmadığımız bir şey. İnsanlar böyle söylüyor. Gördüm baktım o komplo iddialarını
Okuyamıyorum zaten tersine gitmesi lazım diyor. Ordan buraya
Asker yada hükümet. Millet yaparsa darbe değil devrim yapar. Askerin elindeki güç, silah kuvvetin silahı ise yasalar asker hükümeti devirmek için darbe yapar. Hükümet ise rejimi yıkmak için yani diyor ki kuşkulu artık bir paranoya üzerinde silahlı kuvvetler ancak kesin bir şey gibi.
Alb. İzzet CURAL : Yani bu adam bile komutanım diyor ki. Devleti savunur hale geldi valla yahu.
Tümg. Yusuf KAYA icon biggrin Tümgeneral Yusuf Kaya ile Kurmay Albay İzzet Cural evleti savunur duruma geldi. Yani diyor ki Polis ve Savcı TSK’ nın her an darbe yapmasından kuşkulanıyor diyor. İki bu ordunun cephane hattından tutunda araçlarının zerzevat alış verişine çıkmalarına bile diyor polisler kuşku ile görüyor. Merkez komutanlığı ile yapılacak bir telefon konuşmasında kolayca ortaya çıkarılacak açığa kavuşturulacak bir olay karakola taşınıyor medya davet edilmek diye devam ediyor.

Alb. İzzet CURAL :Komutanım işte bunları yiyip yiyip yuttuğumuz için zaten bu duruma geldik.
Tümg. Yusuf KAYA :Ayağına sıkacaksın o pezevengin beni götürmeye çalışıyor şey yapıyor.
Alb. İzzet CURAL : Komutanım ordaki onbaşı şöyle bir dipçik vuracak o polise, hayır efendim biz sizi şeye davet ediyoruz diyorya. onbaşı bir dibcik vuracak, vallahi billahi şerefsizim arabamı satar vermezsem. Onbaşıya oğlum şuna bir tane dipçik vur bakayım yavrum zaten kamyondasın. Ağzına böyle bakalım ne olacak komutanım. Bi bakalım ne olacak.
Tümg. Yusuf KAYA :Aha bak kimliğim bu, şeyim bu, taşıdığım şey malzeme bu sor gitme.

KAYNAK : www.pasakeyfim.net


gelen aramalar
Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12